peki anne
annem: bu patatesleri çöpün içine mi soydun yoksa dolap kapaklarına mı soydun
ben: şimdi.. patates besleyicidir, iyileştiricidir, dolaplara iyi gelir. besler.
annem: ozaman beynine sür.

annemin sinsice “herkess uyurken… bu işi halletmeliyim..” diye fısıldadığını duydum. pencerenin önündeki kuş pisliklerini temizliyormuş…

abim: anne
annem: efendim?
abim: çok yağlı olmuş.
annem: yemek bulduğuna dua et.
abim: eleştirileri kendini geliştirmen için birer fırsat olarak gör. bunları yapıcı olarak almalısın.
annem: ben daha fazla gelişmicem bundan sonra.
abim: bu şekilde seninle daha ne kadar çalışabiliriz bilemiyorum.
annem: yaa çektir git
annem: gelip baksana
ben: hayır anne
annem: ya bakar mısın
ben: merak etmiyorum
annem: lütfen
ben: istemiyorum
annem: ya bir bak belki beğencen
ben: ay istemiyorum diyorum
annem: iyi küstüm
ben: çok da tınn
annem: ahlaksız
ben: o niye
annem: annenim ben senin
ben: klipteki yakışıklıya bakmadım diye küsüyorsun??

bu sabah annem balkona doğru uçmakta olan kargayı “şanslı otur, hayır şanslı! hayır! otur!” tonunda “hayır!” diyerek yaklaşmaması yönünde eğitmeyi denedi.

annem: ya tacımı kırcaksın bırak
ben: tacın mı??
annem: bir kere taktın mı şu tacı
ben: hmm evet bir kere
annem: olabilir bu işler gecekondu gibidir.
ben: ne?
annem: evi yaparsın orada beş sene oturduktan sonra arazi senin olur. ben de bu tacı beş defadan fazla taktım yani artık benim.
ben: kuzey koreli lee jin gyu üzerine kadın resmi çizili olan kocaman bir yastığa aşık olup onunla evlenmiş.
annem: bir yerde herkes yastığıyla evlidir yalnız.
ben: ne demek istedin?!?!?!
yüzüne çok pudra sürmüşsün, suratın koyu pembe, boynun beyaz, saçının bir tarafı yeşil, bir tarafı sarı, patchwork gibisin.
annem
annem: sütlaç yaptım
ben: hı ne güzel
annem: şimdi bunları dolaba koymam lazım ama birisi dolabın önünde oturuyor
ben: sütlaçlar birisinin umurunda değilmiş bil bakalım hangisinin?
annem: umur kalk ordan
ben: ....
annem: çöplerinin arasında 5tl buldum
ben: AAAAAAA NERDEEEE
annem: çöplerinin içinde
ben: çöp kutusunda?
annem: hayır buraya biriktirdiiğin çöplerin içinde
ben: onlar çöp değil ya ben o 5tl'yi bulup sevinirdim
annem: yine sevindin??

yoga yaparken şavasana'da beş dakika kalınca annem gelip “kalk yerine yat” dedi. 

annem az evvel ne kadar domates ne kadar salatalık alması gerektiğini soran apartman görevlisine “kafana göre takıl işte” dedi. 

ben: napıyorsun
annem: neyi napıyorum
ben: mutfakta napıyorsun
annem: yemek yapıyorum
ben: hayır ne yapıyorsun
annem: şimdi mi
ben: anne?? ne kızartıyorsun??
annem: ya şey yemeğin patatesini kızartı-
ben: ben de istiyorum
annem: ney
ben: ben de istiyorum patates
annem: patates üç taneydi
ben: hep üç tane mi alıyorsun
annem: sen hep sonuna denk geliyorsun
annem: napıcaksın bugün?
ben: yooga
annem: hava güzel çıksana dışarı
ben: şampuan almaya gidicem
annem: haaa doğru o bütün gününü alır zaten. sakın başkasına söz verme annecim.
ben: markete gidiyorum bir şey istiyor musun?
annem: yok
ben: kendime dondurma alıcam eğer istiyorsan şimdi söyle benimkinden isteme ve parasını ver
annem: yuh. inanmıyorum ya. utanmasan kendininkinin parasını da bana ödetceksin
ben: ee evet esas maksat oydu??